James Baldwin
Gayri meşru bir çocuk olarak New York'un zenci mahallesi Harlem'de, 2 Ağustos'ta dünyaya gelen James Baldwin yaşamının ilk yıllarını burada geçirdi. Üç yaşındayken annesi bir fabrika işçisiyle evlendi ve bu evlilikten sekiz çocuğu oldu. 14 yaşındayken babası gibi Hıristiyan tarikatı kilisesinde vaizlik yapmaya başlayan Baldwin, bir yandan liseye devam ediyor bir yandan da düşük ücretli işlerde çalışarak ailesinin geçimine katkıda bulunmaya çalışıyordu.

Siyahların sorunlarına ve onların kültürlerine ilişkin makaleler yazmaya da bu yıllarda başladı. 21 yaşındayken gazetelerde çıkan makaleleri ve yorumları nedeniyle Afrika kökenli Amerikalı yazar Richard Wright'ın dikkatini çekerek bir edebiyat bursu kazandı. 1948'den sonra bir burs daha kazanarak Paris'e gitti. Kendi tarihsel kökenlerinin Avrupa'da bulunmadığına dikkat eden yazar, 'Batının Piçlerinden Biri' olmak bilinci içinde dünyaya siyah bir insanın gözüyle bakmayı öğrendi. Kendisini bir Amerikalı olarak görmekle birlikte ırk ayrımının olmadığı bir toplum yaratma yollarını ve Amerika'daki siyahların kendi kişiliklerini arayışlarını araştırdı.

1953'te yayınladığı ilk romanı "Git, Onu Dağlara Söyle"de otobiyografik bir yöntem kullanarak dini bir ayin sırasında babasının, annesinin ve teyzesinin o zamana kadarki yaşamlarının hesabını vermelerine tanıklık eden 14 yaşındaki John Grimes'in öyküsünü anlatıyordu. Irklarının üstün olduğunu düşünen ancak bir süre sonra herşeyini kaybeden bir toplumun ele alındığı romanda Baldwin, tarz olarak Henry James ve William Faulkner'in etkisinde kalmış ve Amerikalı siyahların ilahileri olan spiritual ritmini kullanmıştır. Toplumsallıktansa bireyselliği savunan yazar insanın iyi bir geleceğe sahip olabilmesi için bireysel kurtuluşun tek çare olduğuna inanır.

Baldwin'in ikinci romanı "Giovanni'nin Odası"onun tarzının değiştiğinin de ifadesidir. İlk yapıtının aksine olaylar tamamen beyazlar arasında geçmektedir. "Giovanni'nin Odası"nın ana teması eşcinselliktir ve yazar romanın arka planında İsviçreli sanatçı Lucien Happensberger ile ilişkisini anlatmıştır. Homoseksüel yaradılışını kabullenemeyen romanın başkahramanı David, hem bir kadına hem de bir erkeğe aşık olmanın verdiği ikilemi yaşamaktadır. Ve sonunda çaresizlik içinde yapayalnız kalır.

Baldwin'in 1958'de Paris günleri sona ermiştir. Amerika'ya dönen yazar insan hakları mücadelesi doğrultusunda çalışmalar yapmaya başlar. 1962'de kaleme aldığı Gelecek Sefere Cehennem adlı denemesinde ise ırkçılığın asla sıradan, geçici bir olay olmadığını ve Amerika'nın yaşadığı en büyük ikilemin bu sorundan kaynaklandığını anlatır. Millitanlığın giderek arttığı yıllarda ırkçılık politikasını da keskinleştiren James Baldwin, beyazların elinde tuttuğu bir gücün de kayıp gitmesine yardımcı olmuştur.

Aynı yıl içinde yayınladığı Başka Bir Dünya, siyah caz müzisyeni Rufus ile beyaz Leona arasındaki aşkı anlatır. Bu romanla yazar, ırkçılığın en mahrem alana bile nasıl sızdığını ve ırkçılık hezeyanıyla biçimlendirilen bir toplumu gözler önüne serer. Siyah bir adamı öldüren beyazın beraat ettirilmesi sürecinde yaşanan adaletsizlikleri anlattığı Mister Charlie İçin Şarkılar adlı oyunu Broadway'de sahnelendiğinde büyük yankılar uyandırmıştır.

Siyahların lideri Martin Luter King'in öldürülmesiyle birlikte yeniden Paris'e dönen James Baldwin, Bana Trenin Ne Zaman Gittiğini Söyle adlı romanında çok sevilen siyah bir aktörün o ana kadarki hayatını muhasebesini nasıl çıkardığını anlatır. 1970'li yılların başında sinir krizi geçirerek Saint-Paulde-Vence/Provence'ye taşınan yazar, yapıtlarını egosantrik ve uysal olmakla suçlayan siyah militanlara Beale Sokağının Dili Olsa adlı kitabıyla cevap verdi. Bu kitabında yazar "iyi=siyah, kötü=beyaz" şeması çıkararak siyahları hakları için savaşmaya davet etti. Başımın Hemen Üzerinde adını taşıyan son kitabında ise yine ırkçılık ve eşcinselliği irdeledi. James Baldwin, yakalandığı mide kanserinden kurtulamayarak 1 Aralık 1987'de Saint Paul'de yaşamını yitirdi.

Eserleri
Romanları: Git, Onu Dağlara Söyle (Go Tell it on the Mountain - 1953), Giovanni'nin Odası (Giovanni's Room - 1957), Bir Başka Dünya (Another Country - 1962), Bana Trenin Ne Zaman Gittiğini Söyle (Tell Me How Long the Train's Been Gone-1968), Başımın Hemen Üzerinde (Just Above My Head-1979)
Denemeleri: Gelecek Sefere Cehennem (1962), Beale Sokağının Dili Olsa (Of Beale Street Could Talk, 1974)
Tiyatro oyunları: Mister Charlie İçin Şarkılar (1964),